::..: 2004 :..::  
   
 
 
 

e

k

i

m

 

 

a

ğ

u

s

t

o

s

 

 

m

a

r

t

 

 

o

c

a

k

 

2

0

0

3

 

 

k

a

s

ı

m

2

0

0

2

 
asa onların elinde olabilir miydi, asa'yı tutan yoksa bir tutunamayan maydı? ama 
şu kesindir ve keskin bir bıçağın teni yaladığı gibidir. ZARİFOĞLU tezat bir 
halet-i ruhiye içinde deprem de yıkılacak gibi dursa da yıkılmayacağını göstermiştir 
fakat bunu nasıl yaptığını bilemiyoruz... bu şey gibidir hem güçsüz o oranda 
da bir kedi kadar yırtıcıdır... O hep ÜŞÜDÜ... 
feridun
feridun@hotmail.com
 
toprağın gerindiğini duyar
ve gülden yapılmış evlerde
yarasalar bozuk bir saate bakar gibi
yüzünün civarlarında sensiz
yaşlanırlar

beton bir iz bırakır taze yılanın karnında
bir şarkı iz bırakır
harcına bulut katıldığında
ben ayakaltını gördüm ona
yüz sürdüm
ağladılar
ve deryalar aynı limanda
ve dil taşıyan her han kapısında
karışarak sonsuzca atlara adamlar
mustafa çağatay
cagataytelli@hotmail.com
 
Söz sihirdir. Sözü söyleyebilen "asa"yı elinde tutar. Sözü söyleten, asayı da verir.
Halil Han
hanhalil@mynet.com
 
Yorgundur iğreti ipinden deste
Çözüldüğü sahra niçin benim düşlerim olsun
Eklemlerimi böylesine durgun kılan alçıdan
Avucunda öğretimin kırık dişi,
Niçin uyuduğumdan böylesine öç alsın.
Oysa bilincim değil midir ki
Yükseldikçe bir kelebeğin kanadında seyirttiği tüm ölü kaslarıyla, en asil buharı
Dingin ve kayıp bir savaş meydanının? asa ölümü gizlediği sürece ben in elindedir... 
sanmaleta
g_sanmaleta@hotmail.com
 
Ş İ İ R 
Bu yazdıklarım bana ait değil,
Benden gelir, lakin kaynağı ben değilim.
Saçılıp, dökülürken kelimeler sağa sola,
Ben de şaşar kalırım bu acayip duruma.

Şiir, şiir dedikleri bu çağlayan mı yoksa?
Kaynayan kazanlardan taşan dökülen çorba,
Nedir ya ilahi!, kaynağı bu himmetli servetin ?
Kimdir esas sahibi, şu nurlu kelimelerin ? 
mehmed ARİF
 
sakallaında bir çöl düşü barındıran bır bilge kişidir zarifoğlu cahit. belki de kendimizi bilmekten korktugumuzdan dolayı onu bu kadar anlaşılmaz buluruz. zira o bizi anlatıyor. asa elden ele dolasıyor dün musa'daydı bugün sizin kuytunuzda saklı...
mehmet kurt
me_hmet18@hotmail.com
 

asa evelce musa a.s de idi. simdi ise asa kimde. eger sıratı müstakimdeyseniz asa herbirerinizin elindedir. onunla yolunuzu tayin edebilirsiniz. asa, suara suresinde buyuruldugu üzere müslüman şairlerde ama hikmetli söz sahiplerindedir. A.C.Z ise bu tasniftendir. asa onun elindeydi 1987'ye kadar. ama asa yine onu takip edenlerdedir. saygılarımla.

sütunların kaderi hep arada kalmaktır.onun için dengeyi sağlayan da sütundur. üst ve altı kontrol eden de o dur.sütunların elinde öyle bir şey var ki o olmadan ayakta kalamazlar. sanki o şeye dayanarak ayakta tutuyor ve tutuluyor.işte o şey ASA dediğimiz ve herbirimizin hudutlarını farklı ve muhtelif şekillerde tasvir ve tarif ettiğimiz , herbirimiz açısından farklı algılanan şeydir.ASA işte böyle bir durumda toplumun şiir damarını ayakta tutan candamarıdır diyebiliriz.

fatih demirel
werdes@lycos.de
 
zarifoğlu bilmenin peşinde miydi acaba? bilmek gururunu okşar insanın. kelimeler gönlünde kaydıraktı onun. bilmenin ötesinde oynuyordu o şiiri. o yüzden pamukhelvası tadında. düşünsenize o misket oynarken ya da asasını tahta at yapmışken asasını bilmek umrunda olur mu şairin? ey uçsuz bucaksız ruh! ne çok özlüyorum seni bilsen.
serkan şafak
safakserkan@hotmail.com
 
zarif ve şair bir güzel insan. tutulan bir asa her zaman için yol gösterici olmayabilir. ama ışıgı olana sanki bir kutup yıldızı gibidir.
fatih demirel
dersef@yahoo.de
 
asa; elini yüreğine koymuş, hayatı garip yaşayan ve yüreğiyle yazan elsizlerin ellerindedir.
abdurrahman çetin
abdurrahman_cetin@hotmail.com
 
beni zarif çoban olmaya zorlayan çılgın delikanlı mısralar...
ahmet zarif
azarif@mynet.com
 
Şahin Uçar'ın 'Şiir Hikmettir' sözünü üste koymuşuz ve yazmışız: 'Asa kimin elinde' Önemli mi? Şiir hikmetse Şair Zarifoğlu'dur. Çünkü Zarif'tir. Aciz'dir. Ahmet'tir. Cahit'tir.. Konuşmayacak mıyız? Konuşacağız. Altı ay sonra... 'Suyu biz böyle geçeriz / Bizi afet sanırlar.'
kalan
kalamam@mynet.com
 
asa bir an altında bacakları titreyen titredikce yüküne sinende bu anları birbirine ulastıramayanda...
mehmet altıparmak
altiparmakmehmet@mynet.com
 
'kanaryanın sarı ve sarsılmaz sesi kesildiğinden beri, âsa da yok ortalarda. hani ara sıra kulağımıza "serçe" sesleri değmiyor da değil. öz bahçemiz kurudu, "şebeke suyu" da ulaşamıyor buralara.neyleyelim; "gitti haznedar/ hazine kaldı (biz gibin) sarhoşlara"..
keklik
 
 

 

e

k

i

m

 

 

a

ğ

u

s

t

o

s

 

 

m

a

r

t

 

 

o

c

a

k

 

2

0

0

3

 

 

k

a

s

ı

m

2

0

0

2

       
    siz de kat?l?n!  
    asakiminelinde/sonraki