| BU AYAKLAR BENİM DEĞİLDİR ALIN |
|
bir kızın saçları seni görmek kadar sana benziyordu
seni duymak kadar avuntulu
tutsandı arkama yaslanacaktım bu ayaklar benim değildir alın
mutsuz ve parasız yaşantılardan beri gemiler ayaksızlandılar bilmelisiniz
salt bir o değil, tut ki siz her şeyden sonra yaşamadığınız
SEN'li bir deniz görüyorsam, senli pencereler kadar güzel
en iyi ussuzlanmalıyım
kimselere soramıyorum
bakışların ellerince uzak
sen bir kez daha yoksun ya, korkmalarını ürkütüyorum işte
oysa tutarı yok denize varmalarım
KALKIP bir iki kadehten sonra seni düşünmeye varıyorum
sarhoşluğum artıyor gibi
kalkıp kentleri birleştiriyorum haritalardan yerinden
bunu yaptım mı benim ahır dağlarıma denizler büyüyor
ELİN YOK YA, ellerimde küçülmeler dökülmeler daha bilmem
EN uygarlığım gülüyor
tuttuk en gidip gelmeli yerlerinden günahlar
kim ne derse desin sen miydin
bak boş pencerelerini ıslansındı,
denize mavi mi gerek bırak yıldız oynayalım
en güzeline varsay ama en güzeline seni yakmak
yıldızlar yine gelebilirken
bak gitmelerine kansındı, avutsundu
SEN GÖZLERİNE IRAK OLMANIN
9 Ekim '958 |
|
| OKUNTU DERGİSİ CAHİT ZARİFOĞLU ÖZEL SAYISI'ndan (2003) alınmıştır. |
| |
ACUNUN HER KÖŞESİNDE KİŞİNİN İSTEKLERİ
AYNI DEĞERDE KONUŞULUR |
mezopotamya'da akşamlar bildiğinizce değil
delhi'de bir kaşık suya eğiliyorlar
gemilerin alamıyacağı kadar günah var eteklerimin altında
gözlerini alabildiğinize sevda kepenklerinin önünde tutuyorlar
her isteğe bir kaşık kendiliğinden vermiş
kir bacakları her istekle iç-içe orospular
aralık kapıları önünde kulübelerin
bir ekmek kparasına kendini verecek kadar yenik
bir çamur şehvet-altında kandillerin
yüzbinlerce kişi günahlarından yıkanıyordur ganj'da
ganj günahkâr, ganj cehennemlik oluyordur
günahından kahırla akıyordur
ganj nereye aktığını bilmiyordur
4.12.'958 -Pazarcık |
|
| OKUNTU DERGİSİ CAHİT ZARİFOĞLU ÖZEL SAYISI'ndan (2003) alınmıştır. |
| |
| GÖRÜR GÖRMEZ |
| cahit zarifoğlu |
tanıyınca bir hoş oldu yaşamak
ben ancak böyle çoğalırdım
seninle |
|
| |
| U Z A K |
| cahit zarifoğlu |
İlle gerek mi özlediğimi söylemek
ya da sevdiğimi seni
Hem gelecek günlere bıraktım seninle olmayı
seninle ölmeyi bir güzel
seninle |
|
| |
| YAŞAMAK GÜZEL |
| cahit zarifoğlu |
nefesini yüzümde tutuyorum
gülüşünü aklımda
morarmış yüzlerini
ısıttım kaç gece_ ısıtıyorum
içimdesin-büyütüyorum seni
Seni yepyeni bir dünya yapıyorum kendime
Tam kralca yaşanacak
Şimdi yoksun üstelik uzaktasın
ellerin yapayalnız biliyorum
gözlerin dalıyor yine
hep benim için olmalı |
|
| Yukarıdaki üç şiir Dr Nazım Elmas'ın "Cahit Zarifoğlu [Eserlerinin Tematik İncelemesi]" [Ukde Yayınları, Maraş, 2000] isimli tez
kitabından alınmıştır. |
| Şiirleri bize gönderen Cahit Efgan Akgül'e teşekkür ederiz. |
| |
| AŞKLARIN YÜZLERİNE |
| cahit zarifoğlu |
susmak saatlerinde insanın adamın biriydi
öteden iyi gülmekte olan deve uşları boyuna
gök daha azmavi olmalıyda sanıldığından
birinin güneş görmedik yanı yok denmekteydi
BU NE DEMEK.??..
bazı kişiler ki durup bilmeden
aşkların yüzlerine iyi gülmektedirler
daha karanfiller solmaktadırlar durması gereken
ben daha deli gibiceyim bunu siz yapmalısınız
bunu siz yapmalısınız lütfen çok anlamlı
"dikkat" belletmelisiniz onlara
aşk kaç yönlü harman yerinde bilinmektedir
en servisi yıldızlar önünde ateşli konular yönünden tam
bir boşluk sallanir kuş bakışlarında
ha bire döl yataklarında |
|
| 01 Mart '959 -Maraş |
| Hiçbir yerde yayımlanmamış, Zarifoğlu'nun notları arasında bulunan bir şiir.. OKUNTU DERGİSİ CAHİT ZARİFOĞLU ÖZEL SAYISI'ndan (2003) alınmıştır. |
| |
| Seviler Dönemeci |
| cahit zarifoğlu |
yorgusuz çıkagelmek hele, sen en cana yakışık kadın
bir odanın bundan böyle üç kez üç köşesince çoğunca senin ellerin vardır
her bir yerlerine konuşmuşluğumuz var
sen aşk konusunda yaşamlara doymamışlığın
sinop'ta bir oda
varsa bir penceresi ama denizlere bakıyordular
özgüsüz ellere açılmayacağını bil
bil ister;
iki çizgi yeşil bulmaktı, bu on basamaklar çıkmak bir bahçeye
ortada varlığından ayrı bir asmalı havuz ama görmüşlüğünüz
balık bulultlarından yoksun
nereye açılacağını bil bu pencerenin.
birir varmalar getirmelidir yanına, bakışı hoyratmış çektiğince
bir kalleş çocuk, bu bir ev içre görmüşlüğünüz olacaksa olsun
anladık uzun uzun denizlere tükürüyormuş
gelip oturmalar kuruyormuş ta yanına
her gelişinde iki buçuk kez ölüyormuş
yüzüne bakmışor muşun ya
KAHPELİK SENİNKİ.
ELLERİM ÜZRE YÜZ KARALARIM, daha da bir acınıyorum erkekliğime
şimdi demirler ötesinde ömürlerim, seneler mut'suz geçecek
yok ama SENELER KADINSIZ, yok
senin uzun uzun bakmaların
dı benim tutsak yaşantılarım yok
dahası kapılarının önünden geçemiyor muydum....
bana bakmalarını demiyor muydu biri -yerlere gireceğim.
bu ikisi bir den tutulmak BİRİNE
öldürecektim ONU
öldüğüm kez dirilmemdi oysa, bir odanın bir köşesi
af-muf ya da alışamadığım bir takvim üzre 22. sene
bitmişliğimi sürecektim sokaklara
kapı önleri vardı: kapı önleri maraş'ın ta bir köşesi
bir yüreklerim dolusu eğik eğik
|
|
| 11. 10. 1958 |
| .... |
| Hiçbir yerde yayımlanmamış, Zarifoğlu'nun notları arasında bulunan bir şiir.. OKUNTU DERGİSİ CAHİT ZARİFOĞLU ÖZEL SAYISI'ndan (2003) alınmıştır. |
 |