Merhum Cahit Zarifoğlu, kanaat-i acizanemce,
Şeyh Galib'den sonra en halis, en gür ve
bereketli ırmağın adıdır.
Yahya Kemal, Necip Fazıl ve Sezai Karakoç'u
da göz önüne alarak söylüyorum bunu.
Tam bir golden poet'tir o.
Onun şiirsel kalitelerinin yeterince tanındığını
sanmıyorum. Şiirde daha kalın çizgilere ve
daha popülist - dönemsel kurnazlıklara
yönelmiş isimler önde şimdi.
Cahit Zarifoğlu'nun şiirinin aysbergi
biliniyor sadece.
Cahit ağabeyle uzun boylu görüşmelerimiz
olmadı ne yazık ki.
Seksen eylülünden önce
Mavera'ya gönderdiğim bir öykü vesilesiyle,
'gelin görüşelim' notu yazmıştı,bir
de soyadımı ilginç bulduğunu söylemişti.
Mavera'nın yönetim yerine gittim.
Rasim ağbi, Erdem beyler oradaydı.
Beni görür görmez "kürd müsün sen?"
diye sordu.
Birkaç saat söyleştik.
Öykü yazmayı sürdürmemi öğütledi.
Benim için bu birkaç saatin değeri çoktur.
Yaşamak'la, Bir Değirmendir Bu Dünya ile,
masallarıyla, romanlarıyla ve
en başta şiirleriyle
Cahit Zarifoğlu, henüz keşfedilmemiş bir adadır. |